DOĞUM GÜNÜ HEDİYESİ

                                                                                                    

    Hepimiz anne karnından ayrıldığımızda kendimize özgü türlü hediyeleri de yanımızda getirmiş oluruz. Binlerce yıllık yaşam, bir insan ömrü daha yol alabilmek için bizi seçip ileriye doğru itekler. Ve bu yolu katetmemiz için yanımıza azığımızı da koymayı ihmal etmez. Bir yüzyılın içinden bir yılı ayırır, o yılın bir ayını alır, onun içinden bir gün seçer, sonra bir saat belirler, bu saatin içinden de bir dakika ve bir saniye... Ki bu seçilenler bir araya gelip bir daha tekrarlanmayacak kadar eşsiz ve kişiye özel bir zamanı işaret ederler. İlk kez hayatla buluşma zamanımız eşsizdir, bize ait ve verilmiş bir hediyedir. Doğumumuz, binlerce yılın yaşlı bir adımı, aynı zamanda da yepyeni bir keşiftir. Keşfedilecek olan ise binlerce yılın içinde hiç var olmamış yeni bir birleşim ve yeni bir renktir . Çünkü bize ait olan başlangıç günümüz de daha önce hiç var olmamıştır. O yüzyıl, o yıl, ay, saat, dakika ve o saniye daha önce hiç yanyana gelmemiştir. Yeni bir şey yaratmıştır yaratıcı.

 

     Ve her yaratış sancıyla birlikte gelir...Yaratmak daha önce olmamış bir şeyi ortaya koymaktır ve bunun sancısı annelerin doğum sancısında akis bulur. Zamanın eşliğinde Yer ve Gök bu yeni rengin, eşsizliğin oluşumu için elele verirler. Biri genetik kod zincirimizi boynumuza, diğeri doğduğumuz  yerde ve andaki gökyüzünden topladığı planet buketini başımıza takar...

Astroloji doğduğumuz zamanın eşsizliğine en çok ışık tutan bilgiler bütünüdür. Evrende bir saniye önce oluşmuş tüm oluşumlar, yaşamın o saniye içindeki her olgusu asla bir saniye sonrakinin tıpkısı olamaz. Aynı eşsizlik gökyüzünde de geçerlidir. Böylelikle astroloji bir daha tekrarlanamayacak doğum zamanımızı, tam o zamanda bir daha milyarlarca yıl sonra aynı konumda olabilecek eşsiz gökyüzü yerleşimiyle ilişkilendirir. Binlerce yılın kılavuzluğu ile yeni oluşumun eşsiz renginin oluşmasına yardım eder... Bir insanın tüm yaşamı kendi eşsiz rengini bulmak için düzenlenmiştir aslında. Ve sancı esas rengimizi, farkımızı ve eşsizliğimizi bulana kadar devam eder. Yaratıcı eserini görmek ister... diğer yarattıklarından farkını görmek ister. Ne zaman gerçek varoluş nedenimizden ayrılsak hayat kendi planı için bizi o kadar olmamız gerekene itmeye çalışacaktır. Bu da hayatımızın karmaşalarını, acılarını, gerilimlerini yaratacaktır.

 

     İnsanın kendi eşsizliğini bulması (farklılığını hissetmesi ve açıklayabilmesi) ne kadar zorlu ve korkutucu bile olsa bunun farkına varması yaşamındaki anlamsızlık ve hiçlik duygusunu alt edebilecek en etkili ilaçtır. Eşsiz bir zamanda ve yerde doğduk, bizden bir tane daha olmayacak. Unutmamak lazım ki yaşamda varolan herkes gibi eşsiziz. Bu eşsizlik bizim doğumgünü hediyemizdir. Ve bu hediyeyi bir kere açmaya karar verenlerin yolu mutlaka astrolojiyle kesişecektir...

Ayşem Aksoy

© 2008 Aysem Aksoy
İzin almadan, isim veya kaynak belirtilmeden alıntı yapılamaz.

www.aysemaksoy.com